Fonksiyonel Dikkat Oyunları
FONKSİYONEL DİKKAT OYUNLARI
Çocuğun dikkat ve özdenetimini geliştirme, dürtüselliği ve saldırganlığı azaltma gibi problemlere yönelik yapılır. Burada önemli olan bir uygulamada çocuğun hem dikkatini yoğunlaştırması hem de dürtüselliğini kontrol etmesi pek mümkün olmadığından her uygulamada farklı probleme odaklanılması. Yani bir uygulamada dikkat süresini azaltmaya çalışırken aynı zamanda hareketlerin kontrol altına tutmasını gerektirecek çalışmalar yapmamalıyız. Bu oyunları nefes-germe egzersizi-oyun şeklinde sırayla oynayalım.Özveriniz için teşekkürler
- Çocuklar halka şeklinde otururken onlardan ortalarında bir ateş olduğunu hayal etmelerini isteriz. Sonra direktifler vererek çocukların onlara uymasını bekleriz. Örneğin, ‘çok sıcak’ dediğimizde çocuklar ortadaki ateşten uzaklaşırlar, geriye doğru giderler. Tam tersi ‘çok soğuk’ dediğimizde ateşe doğru yaklaşırlar. ‘Kıvılcımlar havada uçuşuyor’ dediğimizde alkışlarlar, ‘haydi ateş arkadaşları olalım’ dediğimizde ise ayağa kalkıp el ele tutuşup ateşin etrafında dönmeye başlarlar. En sonunda da ateşten atlama talimatımızla hayali ateşin üstünden
- Bu oyunumuzda herkesin babası sırayla Almanya’dan geliyor ve gelirken bir şey getiriyor. İlk olarak biz başlıyoruz, diyoruz ki ‘Babam Almanya’dan geldi’sonra yanımızdaki çocuk bize ‘Peki ne getirdi?’ diye O an aklımıza ne geliyorsa onu söyleriz, örneğin ‘oyuncak araba getirdi’ deriz ve o an bütün çocuklar ellerinde araba varmış ve onu sürüyormuş gibi yaparlar. Sonra sırayla yanımızdaki ‘Babam Almanya’dan geldi’ der yine onun yanındaki ne getirdiğini sorar bu kez tüm çocuklar onun söylediği şeyi yapar ve oyun bu şekilde devam eder.
- Kaplumbağa yarışı yaptırıyoruz. Çocuklardan odanın bir kenarına başlangıç noktasına dizilmeleri istenir, biz başla deyince başlarlar fakat oyun bittiğinde en önde olan değil en arkada olan kazanacaktır. Sadece yerinde durmak yok, bütün çocuklar ilerlemek zorunda ama en yavaş ilerleyen 3 dk süren oyun bittiğinde en arkada olanı belirleyip tebrik edebiliriz.
- Dürtü kontrolünü geliştirmek amacıyla oynadığımız bir oyun. Çocukları bazı sorular soracağız, bu kısmı tamamen bize bağlı aklımıza o an ne gelirse, zaten bu kısmı çok önemli değil. Önemli olan şu; biz cevap ver demeden hiç birinin cevap vermemesi gerekiyor. Örneğin ‘Yılın en kısa ayı hangisidir?’ diye sorduk. Sonra hemen ‘bekle’ deriz. Biraz beklemelerini sağladıktan sonra cevap vermelerine izin veririz.
- Ellerimizi yukarıda birleştirerek zıpladığımız, el ve ayaklarımızın zıt hareket ettiği, ellerimizi birleştirdiğimizde ayaklarımız açık, kollarımız açtığımızda ayaklarımız kapalı Yine amacımız çocukların davranışları üzerindeki kontrol mekanizmalarını geliştirmeleri.
- Çocukları ikişerli gruplara ayırıyoruz. (verilen hareketi daha rahat yapabilmeleri için yakın boylarda olmalarına dikkat edelim) Yerde oturan çocukların kafasının arasına top sıkıştırılır ve o topu düşürmeden ayağa kalkmaları ve gösterdiğimiz bitiş çizgisine kadar topu düşürmeden gelmeleri
- Sağ ayaklarının üzerinde zıplarken sol ellerini havaya kaldırmaları, sağ elleri havadayken sol ayakları üzerinde zıplamaları, ya da sağ el havadayken sağ ayak sol el havadayken sol ayak üzerinde zıplamaları gerekmektedir. Hareketler birkaç kez tekrar ettirilir.
- Bütün çocuklar bal arısı olur ve odanın içinde vızıldayarak uçmaya başlarlar. Sonra ‘gece oldu’ komutumuzla birden hareketsiz olur ve otururlar. Bir süre sonra sabah komutumuzla tekrar ayağa kalkarlar ve ses çıkararak uçmaya devam ederler.
- Hepsini bir masaya oturtup resim çizdiriyoruz. Resimle ilgili herhangi bir konu belirlemiyoruz, herkes istediği konuda istediği resmi çizmekte özgür. Bu sırada hafif hareketli bir müzik çalabiliriz, müzik durduğunda herkes kendi kağıdını sağındakine verip, solundakinin kağıdını alıyor. Sonra tekrar müzik başlıyor ve çocuklar yanındakinden aldıkları kağıtlara resim çizmeye devam ediyorlar. Oyun sırasında kimsenin birbiriyle konuşmaması gerekir, böylece kimse kimsenin ne çizdiğini bilmeyecek. En son herkesin kağıdı kendi önüne gelene kadar değişim devam eder.
- Her çocuğun önüne farklı eşyalar koyarız ve onlardan eşyalara dikkatlice bakmalarını Sonra hepsinin gözünü kapatır ve önlerindeki eşyalardan birini alırız. Gözlerini açtıktan sonra da önlerindeki eşyalardan hangisinin eksik olduğunu anlamalarını bekleriz.
- Çocuklara hızlı düşünme yeteneği kazandıracak, stresle baş etme stratejisini geliştirecek fonksiyonel eğersizimiz Bu oyunu ne kadar kalabalıkla oynarsak o kadar keyifli olur., canlılar söyleyeceğiz çocuklara, eğer bu söylediğimiz uçabilen bir şeyse çocuklar ellerini havaya kaldıracaklar, uçamayan bir şey için elini havaya kaldıran çocuk elenecek. Biz de oyunu biraz daha zorlaştırmak için söylediğimiz her kelimeden sonra ellerimizi havaya kaldırmalıyız. Bir diğer oyunumuzda çocuklar arka arkaya tek sıra halince dizilirler, birbirinin bellerinden tutarak kocaman bir tırtıl olurlar. Komutumuzla odada gezinmeye başlarlar, sonra tek ayak üstünde zıplamalarını isteriz ya da müzik eşliğinde dans ederek ilerlemelerini. Önemli olan şey koca tırtılın parçalara bölünmemesi, bozulmamasıdır.
- Çocukların kulaklarına bir hayvanın ismini söylüyoruz ve en az iki çocuğa aynı hayvanın ismini söylememiz gerekli. Çocukların da bizim ne söylediğimizi başka arkadaşlarına söylememesi lazım. Sonra her çocuğun gözleri bağlanır ve kulaklarına söylenin hayvanın çıkardığı sesi taklit etmeye başlarlar. Her çocuk kendisiyle aynı hayvanın taklidini yapan çocuğu bulmaya çalışır. Bulduktan sonra el ele tutuşurlar ve varsa onlarla aynı sesi çıkaran diğer arkadaşlarını bulmaya çalışırlar. Herkes eşini bulana kadar oyun devam eder.
- Oyunda çocuğa hayali olarak odun kestiriyoruz. Odun kesme eylemini hayallerinde canlandırarak, içten içe duydukları ‘kırıp dökme’ arzularını dışa vurmuş olurlar. Çocuğa ilk olarak hiç bir yetişkini baltayla odun keserken görüp görmediği sorulur, bilmiyorsa anlatılabilir, gösterilebilir. Sonra çocuğa sırayla, aşama aşama talimat verilir. ‘Balta nasıl tutuyorduk?’ ‘ Bacaklar ve kollar nasıl duruyordu?’, ‘Şimdi yerden bir odun alıyoruz ve uygun bir yere koyuyoruz. Baltayı yukarı kaldır bakalım, daha da yukarı ve ben üç deyince vuruyoruz. Biir, ikiii, üüüç’. Bu hareket birkaç dakika çocuk yorulana kadar tekrarlanır. Çocuğun odunu kırarken ses çıkarması da istenir. (‘Heyt’ gibi, ‘Hiaa’ gibi). Eğer grup halinde yapılıyorsa da çocukların birbirlerine uygun mesafede durmasına ve senkronize hareket etmesine özen gösterilir.


